Üniversite hayatımın yoğunluğundan ötürü uzun bir süredir motor peşlerinde koşamıyordum. Genelde ben yürürken yanımdan geçip giden motorların marka/model lerini kendi kendime söyleyip iç çekmekle yetiniyordum. Aslında lisans ve olursa lisans üstü eğitimimin bitmesini bekliyordum motor hevesim için ama geçtiğimiz günlerde kardeşime bir CBF150 satın alma durumu su yüzüne çıkınca benim antenler gene hopladı yerlerinden..
Bu sabah Sakarya' dan 0km bir cbf150 satın aldık. Satın alma işleminden sonra babam kardeşimle Bursa ' ya geri döndü, bana da motora koruma demirlerini takıtırıp Bursa' ya sürmek kaldı.
CBF150' nin selesine oturunca konsoldaki büyükçe honda yazısı, başlarda üst sınıf bir motora biniyormuşum hazzını uyandırdı bende. Sonra, fabrika çıkışında motorda mevcut olmayan yan ayağının olmadığını farkedişim ile direk söndü bu haz.
Marşa basınca yarım marşta, patlama yapmaya dünden razı 149cc lik piston saat gibi çalışmaya başladı. Motor çalışmaya başladıktan sonra şu sözü edilen, aküden bağımsız/ direk olarak alternatör e bağlı aydınlatma sistemi dikkatimi çekti. Rolanti devinde yeterli gücü üretemeyen alternatör, sönük konsol ışıkları ve yarı sönük bir aydınlatma ile dikkat çekiyor.
Motor 0km olduğu için rodaj esnasında fazla yormamak için ortalama 60 km/h hızla ilerledim. Yol boyunca emniyet şeridine geçip yol vermediğim birçok kamyoncudan küfür yemişimdir muhtemelen
Bursa' ya daha dar olan iznik yolu üzerinden gitmeyi seçtim. Ve bilecik yoluna doğru gaz açtım. Her fren yapışımda asya200 ün aslında ne derece güvensiz bir motor olduğunu hissettim. Ancak cbf150 nin de lastiklerinin yeni olmasına karşın frene çok yüklenmemiş olmama rağmen zaman zaman yol tutuculuğundan cayabildiklerini gördüm. Burda biraz kaliteden ödün vermiş honda. Bilmiyorum daha büyük hacimli motorlarında orj lastik kalitesi nasıldır..
İzniğin girişinde asfalt çalışması vardı. Zift üzerine yeni dökülmüş mıcır vardı. Allahtan kamyonla döküp kürekle yaymaya çalışmayıp direk makinayla düzgün dökmüşlerdi. (seçimlerin yaklaşması da başka işe yaramaz zaten.. )Aksi halde o ince lastiklerle ilerlemek pek mümkün olmazdı o yolda. İzniğe geldiğimde, konsoldaki o honda yazısının veridği haz yerini altımdaki selenin sertliğinin bana hissettirdiği rahatsızlığa bırakmıştı. Daha önce asa200 le ankara' ya git gel yapmıştım, 5 saat sürmüştü ve kısa molalarla üstesinden gelmiştim. Ama 2. saatinde ciddi rahatsızlık vermeye başladı cbf150 nin selesi (kuryeciler için üzüldüm gerçekten) . Yaz sıcağında full koruma takan ve suyu cıkmış bol terli bir motorcu olarak durup iznik imrende köfte yemeyi mantıklı buldum
Hem motoru dinlendirmiş hem karnımı doyurmuş halde yarım saat sonra tekrar yola koyuldum. Yaklaşık 2 saat sonra eve ölü ve terli bir halde varmıştım. Motoru apartmanın önüne diklemesine bırakıp direk attım kendimi eve. Sürerken farketmemiştim ancak cbf150 gerçekten yormuştu beni. Toplam 198km yol yaptım ve yaklaşık 15TL yakıt sarfettim.
Kullanması gerçekten çok ama çok rahat bir motor. Ancak uzun yolda herne kadar onunkide sertte olsa asya 200ün selesini aramadım değil. Ve aynaların asya200 e göre biraz daha aşşağıda oluşu genelde arkayı görmekte biraz sorun yaşattı bana. Asya' daki alışkanlığım, aynadan bakınca kasıkımla omzum arasında bi açıdan bulunduğum şeridin arkasını görebilirken cbf te aynanın alçaklığı ve omuzunuzdan dolayı arkaya daha dar bir açıdan görmek zorunda kalıyorusunuz.
Asyanın selesi hernekadar rahat, aynası hernekadar yüksekte düzgün gösteriyoda olsa lık lık diye geçen vitesler, basınca duran frenler ve 0 titreşim cbf i gözümde kesinlikle öne çıkartıyor. (Malzeme kalitesini hesaba katmıyorum bile)
(Ama asyanın bende, ankaraya giderkenki uyandırdığı istersen dağlar ağlar hazzını veremediği aşikar

Kulakların çınlasın ibrahim abi çok güzel ağırlamıştın beni orda..[ kestane şekerin hala aklımda

] )
Akşam üstü kardeşim damarıma bastı bunun rolantisi biraz yüksek mi sanki dedi.. Dayanamadım aldım motoru orta sehpaya. Karbüratörünü şöyle bir inceledim, rolanti ayarını ve hava ayar vidasını buldum.. Kurcalıycaktım ama sonra durdurdum kendimi asyaya benzemez bu diyipte kendimi.. Asyanın ustası yoktu bunun servisi uğraşsın banane dedim

Bu arada, diğer bir forumda bir abimiz kardeşime rodaj sonrası 1000-1500km den sonra 1 depo yağlı benzin kullanırken motoru açmasını söylemiş. Biraz beyaz dumanın zararı varmıdır yoksa yapılabilinir mi?
