Bi arkadaşımın kendi sitesinde yayınladığı bi yazı çok hoşuma gitti paylaşmak isterim..
http://www.kadirilkimen.com/atam.htmlAtam...Birinci vazifem, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetimin ve istikbalimin yegâne temeli budur.
Bu temel, benim en kıymetli hazinemdir.
Bu gün artık, beni bu hazineden mahrum etmek isteyen, dahilî ve haricî bedhahlarım var.
Bu gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşmekteyim. Vazifeye atılmak için, içinde bulunduğum vaziyetin imkân ve şartlarını düşünmüyorum! Bu imkân ve şartlar, çok elverişsiz bir şekilde giderek imkansızlık ve çaresizliğe dönüştürülüyor! İstiklâl ve Cumhuriyetime kasteden düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin hakimiyetin ve gücün sahibi konumundalar!
Zorla almaya cesaretleri yok Atam...
Ama hile ile aziz vatanın bütün sanayisine, enerji ve ekonomisine hakimiyet kurmuş durumdalar. Tersanelerimize girilmedi. Ordumuz dağıtılmadı ama, ordumuz artık zaten bizim bile değil. Eskiden komutanlar önde savaşırdı Atam. Bu gün ordu hiyerarşisi keyfe keder karar alırken kardeşlerim dediğim askerlerim ölüyor. Memleketin her köşesi bilfiil bizim görünüyor. Ama memleketi bizim yapan kuklalara uzanan elleri gizlemişler. Gözüme görünmeseler de yüreğime değiyor.
Bütün bu şartlardan daha yoğun derece üzücü, kırıcı ve utandırıcı olan, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar umursamazlık ve şaşılası bir körlük ve hattâ istemli ihanetlerin içindeler. Hattâ bu iktidar sahipleri, kişisel menfaatlerini, görünmeden yönetimimize hakimiyet salmış kişilerin siyasi çıkarları ile güçlendirmekteler.
Millet fakirlik içinde suskun , yorgun, bıkmış ve öfke dolu. Vatanın her yerinden "Atam olsaydı" diye duyuyorum. seni görmedik. ama özlüyoruz Atam...
Türk istikbalini kuran, yücelten ve bize emanet eden EY ATATÜRK! İşte, bu imkansızlık ve olumsuzlukların içinde dahi, birinci vazifem; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğum kudreti damarlarımdaki asil kana san aşıladın. Damarlarımdaki kanın kudretinin, içinde bulunduğum durumun ve bu şartlardaki asıl vazifemin farkındayım.
Neredeyse bir asır önce bu günü görüp bana sadece bir sayfada yazarak özetlediğin, içinde bulunduğum Ülkemi ve Cumhuriyetimi düşünüyorum.
Düşünüyor ve üzülüyorum. gözlerim doluyor. yazamıyorum.
Düşündükçe düğüm olan boğazımda tek bir cümle kalıyor anlamlı...
Anlamınca basit. Ama düşünene tek cümlede verdiğin bir ömür dolusu öğüt kopuyor gırtlağımdan Atam..
Ne mutlu Türküm diyene...
Ne mutlu TÜRKÜM diyene...
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...